
ABD’de tahvil faizleri son 19 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, piyasalarda risk primi artışı gözlemleniyor.
ABD’de enflasyon endişelerinin artması ve tahvil ihalesine olan talebin zayıflaması, 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5,135 ile Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşmasına sebep oldu. Bunun yanı sıra, 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,947 ile Mayıs 2024’ten bu yana, 30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,43 ile Haziran 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
ABD tahvil faizleri ve piyasa etkileri
Analistler, 2 yıllık tahvil getirilerinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası beklentilerine daha duyarlı olduğunu belirtirken, 10 yıllık tahvil getirilerinin ise enflasyonun kalıcılığına dair beklentilerden daha fazla etkilendiğini ifade etti. Ayrıca, 2 ila 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark, Şubat 2025’ten bu yana ilk kez 18 baz puana kadar düştü. Bu durum, kısa vadeli faiz beklentilerinin uzun vadeli faizlere yaklaşmasının, para politikalarının daha sıkı kalacağı yönündeki tahminlerden kaynaklandığını gösteriyor.
Yüksek enflasyon ve petrol fiyatları
Tahvil faizlerinin yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkması, geçmişte ekonomik ve finansal stres dönemleriyle ilişkilendirilmiştir. Ancak analistler, bu seviyenin tek başına bir kriz göstergesi olmadığını vurguluyor. ABD’nin enflasyon endeksli 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 2,35’e yükseldi. New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na rağmen, diplomatik temaslarda tatmin edici bir gelişme yaşanmaması dikkat çekiyor. Ayrıca, ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin, Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerine kadar devam edebileceği endişeleri, petrol fiyatlarının gevşemesini engelliyor. Brent petrolün varil fiyatı yeniden 100 doların üzerine çıktı ve savaşın uzama ihtimali, piyasalarda enflasyon ve faiz oranları üzerinde baskı yaratıyor.
ABD’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) Eylül ayında 57 değerine ulaşarak son 52 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Hizmet sektörü PMI ise 58,7 ile 59 ayın zirvesini gördü. Bu veriler, ABD ekonomisinin güçlü kalmaya devam ettiğini gösterirken, enerji maliyetlerindeki artışın Fed’i daha şahin bir tutuma yönlendirebileceği endişelerini artırıyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma olasılığı yüzde 70’e yükseldi.
Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD ve Avrupa’daki PMI verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesinin, merkez bankalarının daha agresif faiz artırımlarına gitme ihtimalini artırdığını belirtti. Waterer, bu durumun ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisinde sert bir artışa yol açtığını ifade ederek, yatırımcıların kalıcı yüksek enflasyon beklentileri ile daha sıkı para politikasının ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkileri arasında iki zıt riskle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu durum, tahvillere yönelik piyasa iştahını azaltırken, yatırımcıların devlet borçlarını taşımak için talep ettiği risk priminin de artmasına neden oluyor.
Kaynak: Ekonomim




