Türkiye’de Fon Krizi: Borsa Manipülasyonu ve Etkileri

Türkiye'de 131 yatırım fonunun tasfiye süreci devam ederken, borsa manipülasyonu ve yatırımcıların kayıpları gündemde.

Türkiye'de Fon Krizi: Borsa Manipülasyonu ve Etkileri

Türkiye’de 131 yatırım fonunun tasfiye süreci devam ederken, borsa manipülasyonu ve yatırımcıların kayıpları gündemde.

Türkiye’de 455 binden fazla yatırımcıyı etkileyen 131 yatırım fonunun tasfiye süreci devam ediyor. Bu süreç, yatırımcıların alacakları paranın miktarı ve fonların elindeki varlıkların hangi fiyatlarla satılacağı konusunda belirsizlikler yaratıyor. Krizin temelinde ise düşük fiili dolaşım oranına sahip hisselerde yapılan fon alımları ile fiyatların yükselmesi ve bu durumun yeni yatırımcıları çekmesi yatıyor.

Fon Krizi ve Piyasa Manipülasyonu

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bazı fonların düşük fiili dolaşıma sahip hisselerdeki alımlarının, şirketlerin ekonomik durumlarıyla açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunu 2025’in son çeyreğinde tespit etti. Bu nedenle, 28 Ağustos’ta yürürlüğe giren düzenlemelerin bir amacı da fonlar üzerinden piyasa manipülasyonunu engellemek oldu. Ancak bu düzenlemelerin ardından bazı fonlarda likidite sorunları ortaya çıktı ve yatırımcıların para çekme talepleri zamanında karşılanamadı. Bunun sonucunda SPK, 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Aynı dönemde bazı hisse işlemleri nedeniyle 38 kişi hakkında piyasa dolandırıcılığı suçlamasıyla suç duyurusunda bulunuldu.

Fonlar ve Hisse İşlemleri Arasındaki İlişki

Krizin arkasındaki mekanizmanın temelinde, borsadaki fiili dolaşımı düşük olan hisseler yatıyor. Bir şirketin hisselerinin tamamı borsada işlem görmüyor; hakim ortaklar veya büyük hissedarların elindeki paylar çıkarıldığında, piyasada gerçekten alınıp satılabilen bölüm fiili dolaşımdaki hisseleri oluşturuyor. Eğer fiili dolaşım düşükse, piyasadaki hisse miktarı da sınırlı kalıyor ve bu durum büyük ölçekli alımların fiyat üzerinde daha etkili olmasına yol açıyor. Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özgür Orhangazi, bazı yatırım fonlarının yatırımcılardan topladıkları paralarla düşük hacimli hisselerde büyük pozisyonlar oluşturduğunu belirtiyor. Fonların yaptığı alımlar hisse fiyatlarını yükselttikçe, portföydeki hisselerin piyasa değeri artıyor ve bu durum daha fazla yatırımcının fonlara yönelmesine neden oluyor.

Orhangazi, bu durumu “Yeni para girişleri hisse alımlarına, bu alımlar hisse senetlerinin fiyatlarının yükselmesine, o da fonların getirilerinin yükselmesine, yeni yatırımcılar gelmesine, yeni para girişine yol açıyor” şeklinde açıklıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, düşük dolaşımlı bir hissenin fon tarafından satın alınmasının veya büyük bir alımın hisse fiyatını yükseltmesinin tek başına manipülasyon anlamına gelmediğidir. SPK, bazı şirketlerdeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı kapsamında suç duyurusunda bulundu.

Kağıt Üzerindeki Değer ile Gerçek Değer Arasındaki Fark

Sistemin en kırılgan noktası, fonların kağıt üzerinde görünen değeri ile ellerindeki hisseleri sattıklarında elde edebilecekleri para arasındaki farktır. Örneğin, bir fonun elinde 10 milyon adet hisse bulunduğu ve bu hissenin borsadaki son fiyatının 100 lira olduğu varsayıldığında, pozisyon kağıt üzerinde 1 milyar lira değerinde görünmektedir. Ancak düşük likiditeli bir hissenin tamamını 100 liradan satın alacak yeterli sayıda alıcı bulunmayabilir. Fon satış yaptıkça fiyat düşebilir ve kağıt üzerinde görünen 1 milyar lira değerindeki varlığın gerçek satış değeri çok daha düşük olabilir. Orhangazi, bu riski “Sizin yaptığınız işlemler sonucunda fiyatı bu kadar yükselen hisse senetlerini satmak zorunda kaldığınızda o fiyatlardan gerçek bir alıcı bulamazsınız” sözleriyle açıklıyor.

Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 891 milyar liraya ulaşmış durumda. Ancak bu rakam, tasfiye sonunda yatırımcıların eline geçecek tutarı göstermiyor. Fonların portföylerindeki hisselerin hangi fiyatlardan ve ne kadarının satılabileceği henüz bilinmiyor. Para çıkışı başladığında ise döngü tersine dönüyor ve bu durum yatırımcılar için büyük kayıplara yol açabilir.

Kaynak: Ekonomim

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 914

2 Yorumlar

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir