
The Only Living Pickpocket in New York, önemli bir başarı elde ederek box office’de üst sıralara tırmandı.
Son dönemlerde sinema dünyasında dikkat çeken yapımlardan biri olan The Only Living Pickpocket in New York, önemli bir başarıya imza atarak box office’de üst sıralara tırmandı. John Turturro’nun başrolünde yer aldığı bu film, 1.9 milyon dolar hasılat elde ederek, toplamda 2.1 milyon dolara ulaştı. Film, New York’ta yaşayan yaşlı bir hırsızın, çalınan değerli bir USB sürücüsünü geri almak için bir suç ailesiyle olan mücadelesini konu alıyor.
The Only Living Pickpocket in New York’un Başarısı
Film, gösterim sayısını altıdan 1,112’ye çıkararak büyük bir genişleme gerçekleştirdi. Rotten Tomatoes’da %97’lik bir puan alarak ‘Certified Fresh’ unvanını kazandı ve izleyicilerden de %95’lik bir beğeni oranı elde etti. Bu başarı, Turturro’ya Gotham Ödülleri‘nde bir adaylık ve Eylül ayında Zürih Film Festivali’nde Golden Eye Ödülü kazandırdı. Film, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumlu geri dönüşler alarak dikkat çekti.
Everest Belgeseli de İlgi Çekti
Diğer bir dikkat çekici yapım ise National Geographic’in Everest: The Other Side adlı belgeseli oldu. Elizabeth Chai Vasarhelyi ve Jimmy Chin’in yönetmenliğini üstlendiği belgesel, 515 salonda gösterime girdi ve 1 milyon dolar hasılat elde etti. IMAX gösterimlerinden elde edilen 825 bin dolarlık gelir, toplam hasılatın büyük bir kısmını oluşturdu. Belgeselin tanıtımını yapmak için film ekibi, Los Angeles’taki Sunset Strip’te bir binanın tepesine tırmanarak dikkat çekici bir etkinlik gerçekleştirdi.
Diğer Yapımların Performansı
Netflix’in İkinci Dünya Savaşı temalı dramı The Mosquito Bowl, 349 salonda 455 bin dolar hasılat elde ederken, La Bola Negra isimli film de 418 bin dolar kazanç sağladı. Ayrıca, sınırlı gösterimlerde Mubi’nin Fatherland filmi 122 bin dolar, Neon’un Once Upon A Time In Harlem belgeseli ise 91 bin dolar hasılat elde etti. Bu yapımlar, bağımsız sinemanın çeşitliliğini ve izleyiciye sunduğu farklı bakış açılarını gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, The Only Living Pickpocket in New York’un elde ettiği başarı, bağımsız sinemanın potansiyelini ve izleyiciler üzerindeki etkisini bir kez daha kanıtladı. Bu tür yapımlar, sinema dünyasında önemli bir yer edinerek, hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin ilgisini çekmeyi sürdürüyor.
Kaynak: Deadline






