
Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüş sonrası Dr. Nuri Sevgen, belirsizliklerin yatırımcıları nasıl etkilediğini ve dikkat edilmesi gereken noktaları vurguladı.
Borsa İstanbul, son günlerde yaşanan sert düşüşlerle dikkat çekiyor. 574 hissenin değer kaybettiği ve yalnızca 54 hissenin ayakta kalabildiği bu süreçte, Dr. Nuri Sevgen önemli değerlendirmelerde bulundu. Sevgen, Wall Street’in ünlü sözüne atıfta bulunarak, ‘Piyasalar kötü haberi satın alabilir ama belirsizlikten nefret eder’ diyerek mevcut durumu özetledi. Hem yerel hem de küresel piyasalarda belirsizliklerin arttığını belirten Sevgen, risklerin sistematik, sistematik olmayan ve sistemik olarak üçe ayrıldığını ifade etti.
Borsa İstanbul’da Likidite Sorunu
Dr. Sevgen, mevcut durumda taban fiyatı olan 91 hissenin tamamının mali yapısının bozulmuş ya da fiyatlarının şişirilmiş olmadığını vurguladı. Ancak piyasalarda ciddi bir likidite sıkıntısı yaşandığını belirtti. Yatırımcılar ve fonlar, nakde geçme ihtiyacı duyarken, kredi kullanan yatırımcıların teminat oranlarının düşmesi nedeniyle kaliteli hisselerini satmak zorunda kaldıkları ifade edildi. Bu durum, Aselsan ve Türk Hava Yolları gibi güçlü şirketlerde bile zincirleme bir satış baskısına yol açabiliyor.
Belirsizlik Ortamında Alım Yapmak Erken
Sevgen, ‘Hisseler çok ucuz kaldı’ düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiğini belirterek, belirsizlik ortamında panik satışlarının fiyatları mantık dışı seviyelere çıkarabileceğini dile getirdi. Yatırımcının bugün aldığı hissenin yarın da değer kaybedebileceğini hatırlatan Sevgen, ‘Ucuzun ucuzu vardır’ diyerek, piyasada net bir yön ve güven oluşana kadar acele edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Küresel Piyasalarda Kriz Belirtileri
Yaşanan sıkıntıların yalnızca iç piyasa ile sınırlı kalmadığını, küresel ölçekte de önemli çalkantılar yaşandığını ifade eden Dr. Sevgen, ABD’deki tahvil faizlerinin 2008 krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaştığını kaydetti. Tahvil piyasasındaki korku ve volatiliteyi ölçen MOVE endeksinin hızla yükseldiğini belirten Sevgen, yüksek borç stoku ve parasal sisteme olan güvensizlik nedeniyle tüm varlıklarda nakde dönüş baskısının arttığını aktardı.
Krizlerin Nedenleri ve Çözüm Önerileri
Dr. Sevgen, Türkiye‘deki 1994 ve 2001 krizlerini hatırlatarak, finansal sistemlerde çöküşe neden olan likidite krizi ve vade uyumsuzluğunun önemine dikkat çekti. Nakit bulamayan veya borç-varlık vadelerini ayarlayamayan yapıların varlık satmak zorunda kaldığını belirtti. Piyasadaki paniğin ve bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini savunan Sevgen, çelişkili açıklamaların durumu zorlaştırdığını ifade etti. Çözümün, iletişimin tek elden ve güven verici bir şekilde yapılması olduğunu, bu sayede yatırımcıların güveninin tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
Kaynak: Ekonomim




