Türkiye Yılda 50 Ton Altın Üretim Kapasitesine Sahip

Türkiye, yılda 50 ton altın üretim kapasitesine sahip. Altın fiyatlarının geleceği ve potansiyel rezervler hakkında detaylar.

Türkiye Yılda 50 Ton Altın Üretim Kapasitesine Sahip

Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, ülkenin mevcut altın üretim kapasitesinin yılda 50 ton olduğunu açıkladı.

Türkiye, altın üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, ülkenin mevcut sahalarıyla yılda 50 ton altın üretme kapasitesine ulaştığını ifade etti. Yılmaz, bu bilgiyi 4. Maden Kurtarma Yarışması sonrasında basın mensuplarıyla paylaştı.

Altın Fiyatları ve Gelecek Beklentileri

Yılmaz, altın fiyatlarının, ABD ekonomisi ve jeopolitik gelişmelerden etkilendiğini belirtti. Altının güvenli liman özelliğini koruduğunu vurgulayan Yılmaz, yıl sonuna kadar altın ons fiyatının 4 bin 500 ile 5 bin dolar aralığını görebileceğini öngördü. 4 bin 500 dolar seviyesinin kritik bir direnç noktası olduğunu söyleyen Yılmaz, bu seviyenin aşılması durumunda daha yüksek fiyatların test edileceğini belirtti.

Ayrıca, dünya genelinde altın üretim maliyetinin ortalama 2 bin 400 dolar seviyelerinde olduğunu ifade eden Yılmaz, en kötü senaryoda bile fiyatların 3 bin doların altına düşmesinin pek mümkün görünmediğini aktardı. Dolar kurundaki olası artışların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Yılmaz, altın fiyatlarının belirli bir seviyede dengeleneceğini düşündüğünü ifade etti.

Türkiye’nin Altın Potansiyeli

Yılmaz, Türkiye’nin altın potansiyelinin güncellenmesi gerektiğini vurguladı. 1990’lı yılların başında yapılan jeolojik modellemede Türkiye’nin altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olarak hesaplandığını hatırlatan Yılmaz, geçmişte ekonomik olarak işletilebilir görülmeyen kaynakların günümüzde cevher niteliği kazandığını belirtti. Altının ons fiyatının o dönemdeki 300 dolardan bugüne geldiğini göz önünde bulundurarak, Türkiye’nin altın potansiyelinin en az 10 bin ton olması gerektiğini savundu.

Bunun bir rezerv değil, potansiyel olduğunu özellikle vurgulayan Yılmaz, izin süreçleri devam eden ve üretime geçmeye hazırlanan projelerin devreye alınmasıyla birlikte yıllık altın üretiminin artacağını ifade etti. Ruhsat sahiplerinin elinde bulunan ve açılmaya hazırlanan altın yataklarının toplanmasıyla Türkiye’nin yılda 50 ton altın üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.

Türkiye-Kanada Ekonomik İlişkileri

Yılmaz, Türkiye ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını söyledi. Nükleer enerji alanında atılan adımların iki ülke arasında uzun vadeli işbirliğine zemin hazırlayabileceğini belirten Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasında yapılan görüşmelerin ticari ilişkilere olumlu yansıdığını aktardı.

Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile Kanada merkezli nükleer enerji şirketi AtkinsRealis arasında Türkiye’de nükleer enerji santrallerinin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatan Yılmaz, bu anlaşma kapsamında Kanada’nın CANDU reaktör teknolojisinin Türkiye’de uygulanabilirliğinin değerlendirildiğini belirtti. Yılmaz, ayrıca DEİK Türkiye-Kanada İş Konseyi olarak ekimde Toronto Global Forum’a katılacaklarını ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti.

Kaynak: Habertürk Ekonomi

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 967

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir