
Beyin, uyku sırasında atıkları temizleyen bir sisteme sahiptir. Bu sistemin Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkları önlemedeki rolü araştırılıyor.
Beyin, uyku sırasında sadece dinlenmekle kalmaz, aynı zamanda atıkları temizleyen bir mekanizma da devreye girer. Bu mekanizma, kan damarlarının dış duvarlarında akan mikroskobik akıntılarla çalışarak zararlı maddeleri temizler. İşte bu sistem, glifmatik sistem (glymphatic system) olarak adlandırılır ve beyin hücrelerinin metabolizmasından kaynaklanan istenmeyen proteinleri ve yan ürünleri temizler. 2012 yılında keşfedilen bu sistem, sağlığımız için kritik bir öneme sahip olabilir. Temizleme işlevinin bozulması, Alzheimer ve Parkinson hastalıkları gibi tedavisi zor durumların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.
beyin temizliği ve sağlık ilişkisi
Doktorlar, bu gece boyunca gerçekleşen detoksifikasyon sürecinin hastalıkları yavaşlatıp yavaşlatamayacağını merak ediyor. Washington Üniversitesi’nden nörobilimci Jeffrey Iliff, bu alanda yapılan araştırmaların umut verici olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, ilaç kullanımı, kırmızı ışık terapisi ve karbondioksit soluma gibi çeşitli yöntemleri içeriyor. Ayrıca, egzersiz ve uyku pozisyonunun beyin temizliği üzerindeki etkilerini artırma yolları da araştırılıyor. Yeni gelişmeler, basit bir akıllı saat kullanarak glifmatik sistemin sağlığını değerlendirebileceğimizi gösteriyor.
uyku ve beyin temizliği
Beyin hücreleri, atık maddeleri temizleme işlevini yerine getirmek için uykuya ihtiyaç duyar. 2013 yılında Rochester Üniversitesi’nden Maiken Nedergaard ve ekibi, uyuyan farelerin beyin omurilik sıvısına yeşil bir izleyici madde enjekte ederek bu akışın nasıl gerçekleştiğini gözlemlediler. Fareler uykudan uyandığında, bu akışın %95 oranında azaldığını tespit ettiler. Ayrıca, Alzheimer ile ilişkili beta-amiloid atıklarının, fareler uyurken iki kat daha hızlı temizlendiği görüldü. Geçtiğimiz yıl, Oxford Üniversitesi’nden uyku bilimcisi Natalie Hauglund ve ekibi, uyku sırasında noradrenalin seviyelerinin her 50 saniyede bir yükselip düştüğünü gösterdi. Bu durum, beyin damarlarının şişip büzülmesine neden olarak sıvının hareketini sağlıyor. Bu mekanizma, glifmatik işlevin yaşla birlikte neden azaldığını anlamak için önemli bir ipucu sunuyor.
Kaynak: New Scientist






