
Shipki La Geçidi, Çin-Hindistan sınır ticaretinin yeniden başlamasıyla birlikte tarihsel tartışmaları da alevlendirdi.
Hindistan’ın Himachal Pradesh eyaletindeki Kinnaur bölgesinde bulunan 3,930 metre yüksekliğindeki Shipki La Geçidi, 1 Ağustos 2026 itibarıyla altı yıllık bir aranın ardından yeniden ticarete açıldı. 2020 yılında yaşanan Galwan askeri gerginliğinin ardından bu geçit üzerinden yapılan sınır ticareti durdurulmuştu. Sınırlı ekonomik faaliyetler içermesine rağmen, bu ticaretin yeniden başlaması, Tibet meselesi üzerindeki rekabetçi meşruiyet anlatılarına olan ilgiyi de canlandırdı.
Shipki La Geçidi’nin Tarihsel Önemi
Çin’in devlet destekli düşünce kuruluşları ve medyası, Shipki La Geçidi üzerinden yapılan sınır ticaretinin 7. ile 9. yüzyıllar arasında Tubo İmparatorluğu döneminde başladığını iddia ediyor. Çin, bu ticareti İpek Yolu’nun bir parçası olarak çerçeveliyor. 14. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar, Çin kaynakları Tibet’i Güney Asya ile Çin arasında bir ticaret köprüsü olarak tanımlıyor. 18. yüzyılın sonlarında ise Qing Hanedanı, Tibet ile komşu ülkeler arasındaki ticaret faaliyetlerini standartlaştırmak için önlemler aldı.
Çin’in anlatımına göre, 1951 yılında Tibet’in ‘barışçıl kurtuluşu’ ve Panchsheel Paktı’nın imzalanması, Hindistan’ın Tibet’teki ticaret ‘ayrıcalıklarının’ sona ermesine ve Hindistan-Tibet ticareti için yeni bir paradigmanın oluşmasına yol açtı. Çin, Sino-Hind sınır ticaretini sömürge döneminin eşitsiz şartlarından kurtardığını iddia ederek, normalleşmiş bir gelişim dönemine geçiş yaptığını vurguluyor. Ancak, bu anlatım Tibet’in bağımsız varlığını göz ardı ediyor.
Tibet’in Ticaret Anlayışı ve Çin’in Tarihsel Manipülasyonu
Tibetli akademisyenler, Shipki Geçidi’ni Hindistan ile Tibet arasındaki ticaret ve kültürel değişim için önemli bir rota olarak tanımlıyor. Tibet’in siyasi ve ticari özerkliğini destekleyen tarihi kayıtlar, Shipki Geçidi’nin Tibet’i Bushahar Krallığı, Ladakh ve Keşmir ile bağlayan kritik bir yol olduğunu gösteriyor. Bu bölgeler arasındaki değişim, nesiller boyunca saygı gösterilen geleneksel bir güven yemini olan ‘gamgya’ ile yönetiliyordu.
Ancak, modern devlet altyapısının gelişmesi ve artan jeopolitik anlaşmazlıklar, 1962’deki Sino-Hind Savaşı ile birlikte yüzyıllardır süren ticaret sistemini parçaladı. Tibetli kaynaklar, Çin’in tarihi manipülasyonunu sorguluyor ve Shipki Geçidi’ni İpek Yolu’nun bir parçası olarak görme çabasını eleştiriyor. Tibetli akademisyenler, 1951 sonrası Çin’in idari ve askeri konsolidasyonunun, geleneksel ticaret ve geçiş ağlarını yok ettiğini savunuyor.
Shipki La Geçidi’nin yeniden açılması, yalnızca ticaretin yeniden başlaması ve Çin-Hindistan diplomasisi açısından değil, aynı zamanda egemenlik, tarih ve ilişkilerin yeniden şekillendirilmesi konularında da önem taşıyor. Bu durum, iki farklı tarih anlayışının çatışmasına yol açıyor. Popüler medya, karmaşık ve rekabet eden anlatıları göz ardı ederek, yerel ticaretin ve gelişimin artırılması etrafında daha çekici bir hikaye inşa ediyor. Çin medyası, bu açılışı, Tibet’in bir ticaret köprüsü olarak sunarak, ‘tarihi’ Sino-Hind ticaretinin canlanması olarak yorumluyor.
Kaynak: The Diplomat





[…] bir anlaşma gerçekleştirdi. Özbekistan, ABD sanayi ürünleri ve tarım ürünleri üzerindeki gümrük tarifelerini azaltmayı taahhüt ederken, Washington da Özbekistan’ın sanayi […]
[…] İklim değişikliğinin etkileri, Fransa’nın şarap sektörünü yöneten katı kurallar üzerindeki tartışmaları […]