
ABD, bazı Güney Afrikalılara vize kısıtlaması getirdi. Bu karar, Güney Afrika hükümetinin beyaz azınlığa yönelik ayrımcılık yaptığı iddialarıyla bağlantılı.
ABD, Güney Afrika hükümetinin beyaz azınlık olan Afrikanerlere karşı ayrımcı politikalar izlediği iddiaları doğrultusunda bazı Güney Afrikalılara vize kısıtlaması getirdi. Donald Trump yönetimi, bu durumu sürekli olarak gündeme getirerek, Güney Afrika’daki beyazların maruz kaldığı ayrımcılığı vurgulamaktadır.
Güney Afrika Vize Kısıtlaması Açıklaması
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, vize kısıtlamalarının, ‘ırk temelli ayrımcılığı teşvik eden, şiddeti kışkırtan veya tazminatsız arazi el koyma uygulamalarını destekleyen yabancı uyruklulara’ yönelik olacağını belirtti. Ancak, hangi bireylerin bu kısıtlamalardan etkileneceği konusunda net bir bilgi verilmedi.
Trump, Güney Afrika’da ‘beyaz soykırımı’ olduğu iddialarını öne sürerek, bu ülkenin hükümetinin Afrikaner azınlığına karşı ayrımcı politikalar izlediğini belirtmektedir. ABD, 2022 yılından bu yana Güney Afrika’ya sağladığı yardımları azaltmış ve bu yıl Miami’de düzenlenen G20 zirvesine katılmasını engellemiştir. Ayrıca, Afrikanerler ve diğer etnik azınlıklar için bir mülteci programı oluşturmuştur.
Ayrımcılık İddiaları ve Tepkiler
Güney Afrika Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin bu açıklamalarının yanlış bir şekilde ülkenin iç politikalarını yansıttığını ifade etti. Bakanlık sözcüsü Chrispin Phiri, Güney Afrika’nın, yıllarca süren ırksal adaletsizlikleri ele almak için yasalar koyma hakkına sahip olduğunu vurguladı. Phiri, ‘Güney Afrika’nın iç meseleleri hakkında farklı görüşlere sahip olabilirsiniz, ancak bu durum bizim egemen hakkımızdır’ dedi.
Afrikanerler, Hollandalı ve Fransız yerleşimcilerin torunları olarak, apartheid döneminde Güney Afrika’yı yönetmişlerdir. Bu dönem, ülkenin siyah çoğunluğuna karşı ayrımcı ve baskıcı politikalarla doluydu. Nelson Mandela’nın 1994 yılında ülkenin ilk siyah başkanı olarak göreve gelmesinin ardından, Güney Afrika hükümetleri, ırksal eşitsizliği düzeltmek için çeşitli politikalar uygulamaya koymuştur. Ancak bu çabaların etkisi sınırlı kalmıştır.
Güney Afrika’daki beyazların, siyahlardan yaklaşık 20 kat daha fazla servete sahip olduğu belirtilmektedir. Buna rağmen, bazı beyaz Güney Afrikalılar, ayrımcılığa uğradıkları iddialarını öne sürmektedir. Rubio’nun vize kısıtlaması açıklaması, tazminatsız arazi el koyma uygulamalarını eleştirmektedir. Güney Afrika, geçen yıl belirli koşullar altında araziyi tazminatsız olarak alma yetkisi veren bir yasa çıkarmıştır. Ancak bu uygulama, büyük ölçekli bir arazi el koyma durumu değildir.
Beyaz Güney Afrikalılar arasında ayrımcılığa uğradıklarını düşünenlerin çoğu, far-left muhalefet lideri Julius Malema’nın apartheid dönemine ait ‘Boer’ yani Afrikanerler için kullanılan ‘Boer’ ifadesini içeren şarkıyı sıkça kullandığını belirtmektedir. Bu durum, Trump’ın geçen yıl Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmede de gündeme gelmiştir. Hükümetin iktidardaki Afrika Ulusal Kongresi partisi, bu şarkıyı reddetmiş ve mahkemeler, bu ifadenin kelime anlamıyla değil, mecazi olarak kullanıldığını belirtmiştir.
Kaynak: The Guardian




