SpaceXAI’nin Tennessee’deki veri merkezi, Mississippi’de hava kirliliğinde önemli bir artışa neden olduğu iddialarıyla gündemde. Yetkililer ve şirket arasında tartışmalar sürüyor.
SpaceXAI’nin Tennessee’de bulunan Colossus 2 veri merkezi, Mississippi’de hava kirliliğinde önemli bir artışa neden olduğu iddialarıyla gündeme geldi. Uydu verilerine göre, geçici gaz türbinleri kullanımı, bölgedeki nitrojen oksit (NOx) emisyonlarını artırmış durumda. Ancak, SpaceXAI ve yerel otoriteler bu iddiaları reddediyor.
SpaceXAI Veri Merkezi’nin Etkisi
2025 yılında faaliyete geçen Colossus 2 veri merkezi, Amerika Birleşik Devletleri’nde en büyük veri merkezi olma özelliğini taşıyor ve şirketin hızla büyüyen yapay zeka teknolojisine hizmet veriyor. Ancak, bu tesisin geçici gaz türbinleri kullanımı nedeniyle çevre kirliliği konusunda tartışmalar sürüyor. Aktivistler, bu türbinlerin çevrede tehlikeli hava kirliliği seviyelerine katkıda bulunduğunu savunuyor ve bu konuda SpaceXAI’ye karşı hukuki süreçler başlatılmış durumda.
Genellikle, gazlı enerji santrallerinden çıkan NOx ve diğer hava kirleticileri, katalitik konvertörler kullanılarak kontrol altına alınır. Ancak, Colossus 2 tesisini besleyen geçici türbinlerin çoğunda bu sistemler bulunmuyor. NOx gazları, hava yollarını tahriş edebilir ve zaten akciğer veya kalp rahatsızlıkları olan bireylerin semptomlarını kötüleştirebilir. Ayrıca, diğer hava kirleticileri ile birleşerek ozon ve parçacık maddesi oluşturur, bu da kentsel sisin temel bileşenlerindendir.
Uydu Verileri ve Hava Kalitesi
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Kevin Gauld ve ekibi, NASA’nın 2023 yılında başlattığı TEMPO uydusunun verilerini kullanarak Colossus 2 tesisinin yerel hava kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirdi. Yapılan incelemeler, 2025 yılının sonlarından itibaren yerel NOx konsantrasyonlarında belirgin bir artış olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, 2025 yılının Aralık ayında NOx emisyonlarını tespit etti ve bu emisyonların zamanla arttığını belirtti. Geçici türbin sayısı, araştırma süresince Aralık 2025’te 27 iken, Ağustos 2026’da 69’a yükseldi.
Uydu analizleri, 2026 yılının Şubat ile Ağustos ayları arasında ortalama 730 kilogram NOx emisyonu olduğunu ve bu rakamın Ağustos 2026’da 1180 kilogram seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Karşılaştırma yapmak gerekirse, yakınlardaki bir gaz santralinin aylık NOx emisyonları ortalama sadece 21 kilogramdı. Leeds Üniversitesi’nden Martyn Chipperfield, uydu tarafından gözlemlenen kirlilik seviyelerinin önemli olduğunu belirtiyor. Berkeley Üniversitesi’nden Ronald Cohen ise, bu tesisin çok sayıda kontrolsüz jeneratöre sahip olduğunu ve bunun hava kalitesi üzerinde ciddi etkileri olduğunu vurguladı.
SpaceXAI, Temmuz 2026’da tüm geçici türbinleri 2027 yılına kadar kaldırmayı ve bunların yerine 41 kalıcı gaz türbini kurmayı taahhüt etti. Mississippi Çevre Kalitesi Departmanı, bu kalıcı türbinlerin inşası için gerekli izinleri Mart 2026’da verdi. Şirket, ayrıca kullanacağı mobil türbinlerin hepsinin kirletici kontrol teknolojisi ile donatılacağını da açıkladı. Ancak, uydu çalışması, geçici türbinlerden kaynaklanan mevcut emisyon oranının, kalıcı türbinler kurulduğunda beklenen seviyeden yaklaşık 16 kat daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
New Scientist’ten gelen sorulara yanıt olarak, SpaceXAI, üçüncü taraf bir hava kalitesi uzmanından gelen bir mahkeme belgesini paylaştı. Bu belgede, yerel hava kalitesi izleme istasyonlarının mobil jeneratörlerin çalışmaya başlamasından bu yana önemli bir kirlilik artışı gözlemlemediği iddia ediliyor. Ayrıca, tesisin emisyonlarının ilgili düzenleyici gereklilikler içinde kaldığı belirtiliyor. MDEQ, New Scientist’ten gelen sorulara yanıt olarak, üçüncü taraf raporları veya devam eden davalarla ilgili yorum yapmadığını açıkladı ve halk sağlığını koruma sorumluluğunu yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.
Kaynak: New Scientist




