Yapay Zeka, Kırık Süreçleri Olan İşletmeleri Onaramaz

Yapay zeka, kırık süreçleri onaramaz; işletmelerin verimliliğini artırmak için süreçlerin yeniden tasarlanması gerekiyor.

Yapay Zeka, Kırık Süreçleri Olan İşletmeleri Onaramaz

Yapay zeka, işletmelerin verimliliğini artırma potansiyeline sahipken, kırık süreçlerle çalışan sistemlerde etkili olamıyor.

Yapay zeka (YZ) günümüzde birçok işletme tarafından kullanılmasına rağmen, bu teknolojinin etkili bir şekilde ölçeklendirilmesi konusunda ciddi bir boşluk var. McKinsey’nin araştırmasına göre, işletmelerin %88’i YZ kullanıyor, ancak yalnızca %7’si bu teknolojiyi tam anlamıyla uygulamış durumda. Dessy Pavlova, bu boşluğun nedeninin şirketlerin YZ’yi parçalı operasyonlara uygulamaları olduğunu, öncelikle süreçleri yeniden tasarlamaları gerektiğini savunuyor.

Yapay Zeka ve İş Süreçleri

Pavlova, sistemler oluştururken, bir insan kararının web siteleri, programlama ve finans alanlarında zincirleme güncellemeleri tetiklediği bir yapı kuruyor. Yapılan araştırmalar, YZ’nin destek hizmeti veren çalışanların verimliliğini ortalama %14 oranında artırdığını gösteriyor. Ancak bu teknoloji, insanların işlerini daha iyi yapmalarına yardımcı olurken, işin anlaşılmasına olan ihtiyacı ortadan kaldırmıyor.

YZ’nin en büyük yanlış anlamalarından biri, teknolojinin karmaşık süreçleri düzeltebileceği düşüncesidir. YZ, bir işletmeyi hızlandırabilir, tekrarlayan işleri otomatikleştirebilir ve sorunları hızlı bir şekilde tespit edebilir. Ancak parçalı bir yapıda, YZ sadece mevcut parçalanmayı daha hızlı hale getirebilir.

İşletmelerdeki Parçalı Yapılar

McKinsey’nin 2025 yılına ait araştırması, işletmelerin nasıl çalıştığını gözler önüne seriyor. Bir müşteri web sitesi üzerinden geldiğinde, bilgileri bir kişi bir elektronik tabloya giriyor, başka biri bunu bir işletim platformuna aktarıyor ve süreç devam ediyor. Her bir el değiştirme, gecikme, tekrar veya hata için yeni bir fırsat yaratıyor. İşletme, her aşamada mükemmel yazılımlara sahip olsa bile, sistemin kendisi kırık kalıyor.

Pavlova, birçok işletmenin belirli bir sorunu çözmek için araçlar biriktirdiğini ve bu araçların birbirleriyle uyumlu çalışması için Zapier veya Make gibi bağlayıcılar kullandığını belirtiyor. Ancak, işletmenin kendisi etrafında bir sistem inşa etmek artık mümkün.

Örneğin, birçok ders veren bir şirket düşünelim. Bir öğrenci ders değiştiriyor, bir öğretmen başka bir güne geçiyor. Bu karar insan tarafından alındığında, bilginin web sitesi, işletim sistemi, programlama süreci ve finansal kayıtlar arasında seyahat etmesi gerekiyor. Parçalı bir yapıda, her bir değişiklik için insanların müdahale etmesi gerekebilir. Ancak doğru bir şekilde tasarlanmış bir YZ destekli sistemde, orijinal karar, diğer iş akışlarını otomatik olarak tetikleyebilir.

Bu noktada insan, sistemin mimarıdır. YZ ise operasyonel motor olarak işlev görür. Bu durum, otomasyonun denetim olmadan riskleri başka bir yere kaydırabileceği için oldukça önemlidir. Pavlova, sistemlere durdurma noktaları ekleyerek, insanların değişiklikleri görebilmesi, yanlış bir şey olduğunda müdahale edebilmesi ve sürecin hedeflenen noktaya ulaştığını teyit edebilmesi gerektiğini vurguluyor.

İşletmeler büyüdükçe, her gevşek bağlantı daha belirgin hale gelir. Bu nedenle, bir kurucunun müşteri yolculuğunu haritalandırmasını öneriyor. Müşteri işletmeye nasıl giriyor? Bilgisi nereye gidiyor? Kim buna müdahale ediyor? Müşteriye ne ulaşıyor? Finans departmanına ne geçiyor? Muhasebeci ne olduğunu nasıl biliyor? İnsan hatası nerede devreye girebilir? Müşteri kazanmak ve ödemeyi almak, çok daha uzun bir operasyonel yolculuğun sadece iki anıdır.

YZ, bu yolculuğu yeniden tasarlamak için olağanüstü bir fırsat sunuyor. McKinsey’nin son araştırması, YZ’nin izole görevlerde uygulanmasının önemli değerleri kaybettiğini, yeniden tasarlanmış iş akışlarının ise çok daha büyük verimlilik kazançları sağlayabileceğini ortaya koyuyor. IBM’in 2026 yılı araştırması da, anket yapılan teknoloji liderlerinin yalnızca %11’inin YZ ajanlarının ölçeğine tamamen hazır hissettiğini gösteriyor. Bu durum, yeteneklerin organizasyonel kontrolü hızla aşabileceğini vurguluyor.

Sonuç olarak, işletmeler için devrim niteliğinde bir YZ uygulaması, başka bir içerik parçası üretmekle ilgili değildir. Gerçek güç, tüm bu süreçlerin altında yatan görünmez mimaride yatmaktadır. Bilgilerin kusursuz bir şekilde aktarılmasını, kararların doğru liderlere anında ulaşmasını, finansal kayıtların eksiksiz kalmasını ve çalışanların zamanlarını geri kazanmalarını sağlamaktadır.

Kaynak: The Next Web

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 1265

Bir yorum

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir