Trump’ın Gizli Deportasyon Anlaşmaları

Trump'ın deportasyon politikası, 25,000'den fazla göçmeni tehlikeli ülkelere gönderdi. Bu durum, insan hakları ihlalleri ve belirsizlikler içeriyor.

Yabancı Ülkelere Sınır Dışı: Trump'ın Gizli Deportasyon Anlaşmaları

Trump yönetiminin gizli deportasyon anlaşmaları, 25,000’den fazla göçmeni hedef aldı. Bu durum, insan hakları ihlalleri ve belirsizliklerle dolu bir süreci ortaya koyuyor.

Trump yönetimi, göçmenleri ve sığınmacıları hedef alan gizli deportasyon anlaşmaları ile 25,000’den fazla kişiyi, bağlantıları olmayan ülkelere göndermiştir. Bu durum, insan hakları ihlalleri ve belirsizliklerle dolu bir süreci ortaya koyuyor. Nika isimli 32 yaşındaki İranlı bir kadın, ABD’de geçirdiği zorlu süreci ve sonunda Central African Republic (CAR) adlı ülkeye nasıl gönderildiğini anlattı.

Deportasyon Süreci ve Nika’nın Hikayesi

Nika, İran’daki rejime karşı protesto ettikten sonra 18 ay önce ülkesini terk etti. ABD’ye sığınma umuduyla geldikten sonra, bir göçmen tutuklama merkezinde bir yıl boyunca hapsedildi. Mahkeme kararıyla serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra, İç Güvenlik Bakanlığı tarafından tekrar gözaltına alındı ve kendisini 7,000 mil doğuda, daha önce adını bile duymadığı bir ülkede buldu. Nika, ‘Bana bu ülkeye deport edileceğimi hiç söylemediler’ diyerek yaşadığı belirsizliği dile getirdi.

Central African Republic, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından tehlikeli bir yer olarak tanımlanıyor ve Nika, burada kendisini güvende hissetmiyor. Kendi küçük odasından dışarı çıkmaktan korkarak, hayatının tehlikede olup olmadığını öğrenmek için yanıt bekliyor. Nika, Trump yönetiminin deportasyon politikalarının bir parçası olarak, kendisi gibi birçok insanın bu tür belirsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.

Trump Yönetiminin Deportasyon Politikaları

Trump yönetimi, deportasyonları artırarak sığınmacıların ABD’ye girişini engellemeyi amaçladı. İnsan hakları avukatları, bu tür üçüncü ülke deportasyonlarının, göçmenleri caydırmak amacıyla yapılan bir ‘güç gösterisi’ olduğunu ifade ediyor. Peru ve Kolombiya’dan gelen insanlar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne gönderildi. Ayrıca, 20 Ağustos’ta Liberia’da dört Kübalı, bir Brezilyalı ve bir Kamerunlu, oraya inmekten kaçındı ve bunun yerine Ekvator Ginesi‘ne gönderildi.

Bu deportasyonların çoğu, kapalı kapılar ardında gerçekleştiği için, detayları ortaya çıkarmak amacıyla 23 medya kuruluşu tarafından ortak bir araştırma yapıldı. Bu araştırma, 100’den fazla kişinin görüşlerini alarak, ABD’nin yasadışı göçü sona erdirmek için yürüttüğü politikaların kapsamını gözler önüne serdi. Araştırma, 28 farklı ülkeye yapılan 100’den fazla uçağın kaydını tutarak, deportasyonların hızla arttığını gösterdi.

Bir ABD federal temyiz mahkemesi, üçüncü ülke deportasyonlarının yasadışı olduğuna karar verdi. Bu karar, kişilerin, başka bir ülkeye gönderilmeden önce yeterince bilgilendirilmediği ve yasal itirazda bulunma fırsatı bulamadıkları gerekçesiyle verildi. İnsan hakları avukatları, bu kararın hemen uygulanması gerektiğini savunuyor. Ancak hükümetin bu karara itiraz etmesi ve deportasyon politikalarına devam etmesi bekleniyor.

Kaynak: The Guardian

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 662

Bir yorum

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir