
2026 yılına doğru şekillenen Süper El Niño, iklim değişikliği ile etkileşim içinde. Bu fenomenin etkileri, dünya genelinde hava durumunu değiştirebilir.
Son aylarda tropikal Pasifik’te sıcaklık artışı gözlemleniyor ve bu durum, 2026 yılına doğru şekillenen bir ‘Süper’ El Niño’nun habercisi. Her birkaç yılda bir ortaya çıkan bu iklim olayı, bu yıl günlük sıcaklık rekorları kırarak beklenmedik bir güç kazanması bekleniyor. Doğu tropikal Pasifik’teki normalden daha sıcak sularla karakterize edilen El Niño, aslında küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor.
El Niño’nun, fosil yakıtların yakılmasıyla tetiklenen iklim değişikliği ile nasıl etkileştiği merak konusu. Daha sıcak bir iklimin daha sıcak bir El Niño’yu doğurması beklenirken, Indiana Üniversitesi’nden iklim araştırmacısı Christopher Callahan, bu konudaki sorularının daha fazla olduğunu belirtiyor. Yani, bu ilişki hâlâ aktif bir araştırma alanı ve bu yılki olay, önemli bilgiler sağlayabilir.
Süper El Niño’nun Hava Durumuna Etkisi
El Niño’nun deniz sıcaklığı artışı, atmosferi etkileyerek dünya genelinde hava durumu kalıplarını değiştirmektedir. Bu durumu, bir domino etkisi gibi düşünebiliriz; bir parça, zincirleme bir reaksiyonu başlatır. Pasifik’teki bu kadar büyük bir sıcaklık artışı, atmosferde hafif bir dokunuş yerine güçlü bir itme etkisi yaratacak ve beklenen hava durumu değişiklikleri nesiller boyu sürecek kadar yoğun olacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), Aralık ayına kadar son derece güçlü bir El Niño olasılığının yüzde 100 olduğunu tahmin ediyor ve Şubat ayına kadar bu durumun devam etme olasılığının yüzde 80’in üzerinde olduğunu belirtiyor. Veriler, bu El Niño’nun zaten bir dizi günlük sıcaklık rekoru kırdığını gösteriyor; en son 3.4 derece Santigrat’a ulaşan bir zirve kaydedildi.
İklim Değişikliğinin El Niño Üzerindeki Etkisi
İklim değişikliğinin El Niño’yu etkilediğine dair artan bir kanıt bulunuyor. Meksika Ulusal Otonom Üniversitesi’nden İklim Değişikliği Araştırma Programı koordinatörü Francisco Estrada, son 60 yılda bu fenomenin büyüklüğünün ve sıklığının arttığını belirtiyor. Estrada, El Niño ile küresel ısınma arasında ayrım yapmanın mümkün olmadığını, ikisinin birbirine bağlı olduğunu ifade ediyor.
Modellemeler, El Niño’nun gezegen ısındıkça güçlenebileceğini gösteriyor. Ancak Callahan, birçok modelin doğu tropikal Pasifik’teki uzun vadeli sıcaklık trendlerini doğru bir şekilde yansıtmakta zorlandığını belirtiyor. Bu durum, araştırmacılar için bazı endişelere yol açabilir, ancak iklim değişikliğinin El Niño’yu etkilediğine dair başka kanıtlar da var.
Bu yılki El Niño, araştırmacılara daha fazla veri sağlayacak ve bu fenomenin iklim değişikliği ile olan etkileşimini anlamalarına yardımcı olacaktır.
İklim Riski Açısından El Niño’nun Önemi
Estrada, iki fenomenin etkileşimini anlamanın ve bu kombinasyonun toplumlar üzerindeki etkisini değerlendirmenin önemine dikkat çekiyor. Onun ve Callahan’ın asıl endişesi, bu El Niño’nun kayıtlardaki en yoğun olay olup olmayışı değil, olağanüstü bir olayın iklim değişikliği ile birleşmesinin sonuçlarıdır. Bu durum, iklim riskini artırabilir ve toplumların karşılaşacağı zorlukları daha da derinleştirebilir.
Kaynak: Wired






[…] ekip, gazı kurgusal bir ülke olan Urzikstan’a götürmektedir. Bu soygun, Rusya ile Batı arasındaki gerginliği […]