Amerika İran’a Saldırıyor, Kış Gelince Bunun Bedelini Kim Ödeyecek?

İran savaşı, Amerikalıların kış aylarında enerji maliyetlerini artırarak aileleri zor durumda bırakacak.

İran Savaşı, Amerikalıların Kışın Sıcak Kalmasını Zorlaştıracak

İran’daki savaşın devam etmesi, Amerikalı ailelerin kışın ısınma maliyetlerini artırarak ekonomik zorluklar yaşamasına yol açacak.

Amerika’nın İran ile olan savaşı sürerken, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte aileler, artan yaşam maliyetleriyle birlikte bir de ısınma faturalarıyla karşı karşıya kalacak. Özellikle benzin fiyatları, geçen yıla göre önemli bir artış gösterdi. 14 galonluk bir benzin deposunu doldurmanın maliyeti şu an yaklaşık 62 dolar, geçen yıl ise bu rakam 44 dolardı. Eğer bu fiyat farkı devam ederse, haftada bir depo kullanan bir kişi için yıllık yaklaşık 912 dolarlık ek bir yakıt maliyeti anlamına geliyor.

Enerji maliyetleri kış aylarında artacak

İran’daki savaşın maliyetleri sadece benzin fiyatlarını etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda evlerimizi ısıtmanın da maliyetini artırıyor. Ulusal Enerji Yardımcıları Derneği, bu kış ev enerji maliyetlerinin %8,7 oranında artacağını öngörüyor. Bu oran, son yıllık enflasyon oranı olan %3,4’ün iki katından fazla. ABD’de, çoğunluğu Kuzeydoğu’da bulunan yaklaşık 5 milyon hane, evlerini ısıtmak için ısıtma yağı kullanıyor.

Aileler, son beş yılda faturalarının önemli ölçüde artığını düşünüyorsa yanılmıyorlar. Enerji maliyetleri 2021’den bu yana ortalama %30 oranında artış gösterdi. Bunun yanı sıra, bu kış ısıtma yağı fiyatlarının %31 oranında artması bekleniyor. Bu durum, İran’daki savaşın ısıtma yağı fiyatlarına yaptığı keskin artıştan kaynaklanıyor.

Finansal zorluklar ve sağlık riskleri

Çalışan aileler ve yaşlı bireyler, zaten zor bir yaşam sürerken, bu artıştan en çok etkilenen gruplar arasında yer alacak. Soğuk evler, kan basıncını yükseltebilir ve kalp krizi ile inme riskini artırabilir. Bu durum özellikle yaşlılar için tehlikeli olabilir. Artan enerji maliyetleri, sadece ısınma faturalarıyla sınırlı kalmıyor; çünkü dizel, ülke genelinde mal taşımacılığında kullanılıyor. Yüksek petrol fiyatları, gıda, giyim ve temel ihtiyaç maddeleri gibi her alanda fiyat artışlarına yol açıyor.

CNBC’nin yaptığı bir ankete göre, ABD’deki yetişkinlerin %63’ü maaşlarıyla geçinmeye çalışıyor. Zaten her kuruşunu dikkatli harcayan haneler için, kesilecek başka bir harcama kalemi kalmayabilir. Ancak ısınma, hayati bir ihtiyaçtır. Bir aile ısınma masraflarını karşılayamadığında, sıcak kalma ihtiyacı ortadan kalkmaz. Bu durum, ailelerin tehlikeli çözümler bulmasına yol açabilir. Bazı aileler evlerini rahatsız edici derecede soğuk tutarken, diğerleri tehlikeli yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor. Örneğin, elektrikli ısıtıcılar kullanmak, gazlı ocakları yakmak veya kapalı alanlarda çalışan araçların içinde oturmak gibi riskli davranışlar sergileyebiliyorlar.

Pandemi sürecinde yapılan araştırmalarda, düşük gelirli hanelerin yarısından fazlasının hayatta kalma odaklı başa çıkma stratejileri benimsediği görüldü. Bazı aileler, ısınma masraflarını karşılayamadıklarında borçlanmak veya tıbbi bakım ya da gıda gibi diğer temel ihtiyaçlardan feragat etmek zorunda kalıyor. Bu hanelerin çoğu birden fazla strateji kullanarak, finansal zorlukların insanları aynı anda birden fazla taviz vermeye zorladığını gösteriyor.

Uzun vadeli çözümler ve devlet yardımları

Bu olumsuz etkiler, kış mevsimiyle sınırlı kalmayacak. Yüksek enerji maliyetleri nedeniyle alınan borçlar, ilerleyen dönemlerde faiz ve masraflarla geri ödenmek zorunda kalacak. Bu durum, bir sonraki fatura veya aile acil durumu için daha az para kalmasına neden olacak. Önemli miktarda borç, kış kapatma korumalarının sona ermesiyle birlikte enerji hizmetinin kesilmesine yol açabilir. İran savaşı nedeniyle uzun süreli yüksek yakıt fiyatları, bu zorlukları daha da derinleştirecek.

Ailelerin bağımlı olduğu ısıtma sistemleri üzerinde sınırlı kontrolü var. Kiracılar genellikle sistemlerini değiştiremiyor, ev sahipleri de bütçeleri kısıtlı olduğu için yükseltme yapamıyor. Üstelik, Amerikalıların %75’inden fazlası, savaşın yarattığı finansal yükün karşılığını vermediğini düşünüyor. Enerji faturalarını karşılayamayan aileler, daha yüksek seviyelerde fonlanırsa, Düşük Gelirli Ev Enerji Yardım Programı gibi devlet yardımlarından faydalanabilirler. Ancak şu an bu program, ihtiyaç duyan ailelerin sadece bir kısmına ulaşabiliyor ve ihtiyaç giderek artıyor. Şu anda yapılacak bir fon artışı, daha fazla ailenin borçlanmadan veya güvensiz kış koşullarında yaşamadan yardım almasını sağlayabilir.

Uzun vadede, Amerika’nın petrol bağımlılığını azaltmak, ailelerin enerji maliyetlerinden tasarruf etmesine yardımcı olabilir. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı, 2024’te dünya genelinde devreye alınan yenilenebilir enerji kapasitesinin %91’inin, en ucuz yeni fosil yakıt alternatiflerinden daha ucuz elektrik ürettiğini buldu. Bu durum, yeni temiz enerji kaynaklarının ailelere daha fazla mali fayda sağlayacağını gösteriyor.

Savaşın sona ermesi için bir çözüm görünmezken, yaklaşan kış ayları enerji talebinde ve maliyetlerde artışa neden olacak. Politika yapıcıların, ailelere yardım sunmak için hızlı hareket etmeleri gerekiyor.

Kaynak: time.com

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 1407

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir