
David Fincher, son on yılda Netflix ile olan iş birliği sayesinde önemli projelere imza attı. Bu süreçteki başarıları ve geleceği merak ediliyor.
Son on yılda David Fincher, Netflix ile olan iş birliği sayesinde önemli projelere imza attı. 2000’lerin sonu ile 2010’ların başında, Hollywood’un en büyük yönetmenlerinden biri olarak öne çıkan Fincher, dijital sinemayı erken benimsemesi ve karanlık temalı filmleriyle dikkat çekmişti. ‘Zodiac’, ‘The Social Network’ ve ‘Gone Girl’ gibi yapımlarla büyük beğeni topladı.
David Fincher’ın Netflix ile Başlangıcı
Fincher, Netflix’in ilk büyük başarısı olan ‘House of Cards’ dizisiyle streaming dünyasına adım attı. Bu dizi, Netflix’in binge izleme modelinin gelecekteki potansiyelini gösterdi. Fincher, dizinin yaratımında büyük bir özgürlük ve bütçe ile çalıştı, bu da Netflix’in prestijli bir televizyon oyuncusu olarak tanınmasına yardımcı oldu. O dönemde, Warner Bros.’un 70’lerdeki auteur yönetmenleri gibi bir çalışma ortamı bulduğunu ifade etti.
Fincher’ın Netflix ile Geçirdiği Dönem
Son on yıl boyunca Fincher, Netflix ile olan bağlılığını sürdürdü ve bu süre zarfında iki uzun metrajlı film yönetti. Ayrıca ‘Mindhunter’, ‘Love, Death & Robots’ gibi projeleri de hayata geçirdi. Fincher, 2014’teki ‘Gone Girl’ filminden bu yana sinemada yeni bir yapım gerçekleştirmedi. Ancak, 2027’de ‘Cliff Booth’ filminin yayınlanmasının ardından Netflix ile olan sözleşmesini yenilemeyeceğini açıkladı. Bu durum, Fincher’ın Netflix döneminin sona erdiği anlamına gelmiyor; çünkü yeni projeler için hala Netflix ile çalışabilir.
Fincher’ın sinemaya dönüşü, ‘Cliff Booth’ filminin bu Şükran Günü’nde sinemalarda gösterime girmesiyle gerçekleşecek. Bu film, Quentin Tarantino’nun ‘Once Upon a Time in Hollywood’ filmine bir devam niteliği taşıyor. Eğer film başarılı olursa, Fincher’ın Netflix mirası hakkında yeni bir anlatı oluşturabilir.
Fincher’ın ‘Mank’ filmi, iki Oscar kazanarak ve En İyi Film ile En İyi Yönetmen kategorilerinde adaylık elde ederek dikkat çekti. Bu tür bir siyah-beyaz biyografi filminin başka bir stüdyoda var olabileceği düşünülse de, Netflix bu projeye destek verdi. ‘The Killer’ ise daha küçük ölçekli bir deney olarak öne çıktı. Netflix, bu tür projeleri destekleyerek Hollywood’un büyük stüdyolarının cesaret edemediği yapımlara kapı açtı.
Fincher’ın Netflix ile olan iş birliği, Hollywood’un büyük bir sinema gösteriminin kültürel değerini takdir etmesini sağladı. Netflix, sinemalarla daha büyük bir iş birliği yapma yoluna gitti. Fincher’ın dizi ve animasyon alanında yaptığı çalışmalar, başka platformlar tarafından da desteklenebilirdi, ancak Netflix bu fırsatı yakaladı. ‘Mindhunter’, 21. yüzyılın en iyi dizileri arasında yer aldı ancak yüksek prodüksiyon maliyetleri nedeniyle üçüncü sezonu gerçekleştirilemedi.
Fincher’ın sözleşmesinin sona ermesi, Netflix’in film şefi Dan Lin’in önceliklerini yansıtıyor olabilir. Lin, Fincher ve Baumbach gibi büyük isimlere daha az bütçe ayırdığı yönünde bir algıyla karşı karşıya kalmış durumda. Ancak Fincher’ın Netflix ile geçirdiği on yıl, onun kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu ve gelecekteki projeleri merakla bekleniyor.
Kaynak: IndieWire




[…] Netflix, Ekim ayının başlamasıyla birlikte izleyicilere 133 yeni içerik sunarak kütüphanesini genişletti. Bu hafta 104 film ve 29 dizi platforma eklendi. Sonbahar mevsiminin etkisiyle birlikte, Netflix izleyicileri için çeşitli türlerde içerikler sunuyor. Hem nostaljik yapımlar hem de yüksek tempolu aksiyon filmleri ile dolu bir izleme listesi sizleri bekliyor. […]