
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Ani Köprüsü’nün restorasyon sürecinin tamamlandığını duyurdu.
Kars’ta bulunan tarihi Ani Köprüsü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından yapılan açıklamalarla gündeme geldi. 10. yüzyılda İpek Yolu üzerinde inşa edilen köprü, Orta Çağ’ın önemli ticaret merkezlerinden biri olan Ani’de yer almakta. Bakan Uraloğlu, köprünün restorasyon çalışmalarının ihale sürecinin tamamlandığını belirtti.
Ani Köprüsü’nün Tarihi Önemi
Ani Köprüsü, tarih boyunca doğu ile batı arasında önemli bir ticaret geçiş noktası olmuştur. Yapı, 80 metre uzunluğa ve 8 metre genişliğe sahip olup, Arpaçay Nehri’nin en dar noktasında yer alıyor. 1807 yılında yıkılan köprünün, tarihi İpek Yolu üzerindeki konumu nedeniyle büyük bir önemi bulunmaktadır. 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Ani Ören Yeri, 21 kültürel varlığı ile birlikte bu köprüyü de kapsamaktadır. Bakan Uraloğlu, köprünün restore edilmesiyle bu tarihi mirasın gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiğini vurguladı.
Restorasyon Süreci ve Ortak Komisyon
Restorasyon çalışmaları, Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan bir protokol çerçevesinde gerçekleştirilecek. Uraloğlu, restorasyon sürecinin ortak bir komisyon tarafından yürütüleceğini belirtti. İlgili protokol, 4 Mayıs’ta Erivan’da imzalanmıştı. Bu süreçte, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) de yer alacak. Uraloğlu, 16 Eylül’de gerçekleştirilen ihale sürecinin ardından, 28 Eylül’de sözleşme imzalanarak restorasyon çalışmalarının resmen başladığını açıkladı.
Gelecek Perspektifi
Ani Köprüsü’nün restorasyonu, sadece tarihi bir yapının yeniden inşası değil, aynı zamanda bölgedeki kültürel mirasın korunması açısından da büyük bir önem taşıyor. İpek Yolu’nun tarihi güzergahı üzerindeki bu köprünün yeniden ayağa kaldırılması, bölgedeki turizmi canlandırabilir ve yerel ekonomiye katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye ve Ermenistan arasındaki işbirliği açısından da sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Ani Köprüsü restorasyonu, tarihi ve kültürel mirasın korunması adına atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu süreç, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dikkat çekmekte ve bölgedeki tarihi yapıların korunması için bir örnek teşkil etmektedir.
Kaynak: Milliyet Ekonomi






