
Christian Pulisic, bu yıl ABD milli takımı ve Milan’da eski rolünden uzaklaştı. Ancak bu durum, onun için sorun teşkil etmiyor gibi görünüyor.
Her yıl Ekim ayının ikinci haftası, Christian Pulisic’in ABD milli takımıyla birlikte sahne aldığı bir dönemdir. Geçen yıl Ecuador ve Avustralya ile dostluk maçlarına katılan Pulisic, bu yıl FIFA’nın Ekim penceresini Eylül’e alması nedeniyle bu fırsatı yakalayamadı. Pazar günü, Serie A marşı O Generosa eşliğinde sahaya çıkarken hafif bir gülümsemeyle karşılık verdi.
Pulisic’in Milan’daki üç yılı aşkın süresi, Mark Twain’in İtalya’yı tanımladığı gibi ‘büyü ve sefaletin devasa bir müzesi’ olarak özetlenebilir. Bu süreçte 138 maçta 43 gol ve 28 asist yaparak büyük bir başarı gösterdi. Ancak, 2023 Temmuz’unda Milan’a katıldığından beri sadece bir kupa kazanabildi; o da 2025 Supercoppa Italia’yı Suudi Arabistan’da kazandı.
Christian Pulisic’in Milan’daki Durumu
Pulisic’in kulüp kariyeri, uluslararası görevleri arasında sürekli bir hayal kırıklığı kaynağıydı. Mauricio Pochettino’nun takımı yeni bir döneme taşırken, Pulisic bu süreçte sakatlıktan yeni kurtulmuş bir oyuncu olarak seçilmedi ve uluslararası arenada durumu daha da belirsizleşti. Dördüncü sezonuna başlayan Pulisic, bu sezon da pek iyi başlamadı. Dünya Kupası’ndaki Belçika karşısında yaşadığı alt bacak mikrofraktürü nedeniyle uzun süre forma giyemedi ve Eylül ortasında ligdeki ilk maçına çıkabildi.
Pulisic, Sassuolo karşısında sağ kanatta Gonçalo Ramos’un altında yer aldı. Hala dikkat çekmeyi başarıyor; orta sıralardaki Sassuolo, topu Pulisic yerine Diego Moreira’ya yönlendirmeyi tercih etti. Pulisic, final üçüncü bölgesine girdiğinde rakiplerin ona yoğunlaşmasıyla, topu ABD’li takım arkadaşı Yunus Musah’a aktardı.
Pulisic’in Yeni Rolü ve Geleceği
Pulisic, sık sık defansif alana geri dönerek sayısal avantajlar yaratmaya çalıştı. İlk yarıda 5.3 km koşarak takımın en çok mesafe kat eden oyuncusu oldu; ancak bu çabaları pek bir sonuç vermedi. Milan’ın tek golünün hazırlık aşamasında önemli bir rol oynadı. Ancak, 77. dakikada Pulisic’in tek şutu engellendi ve yarattığı tek fırsat kaleci tarafından önlendi. Son 22 Serie A maçında sadece dört kez gol veya asist katkısı sağladı.
28 yaşına basan Pulisic, kariyerinin yeni bir aşamasına geçiyor. Takımlar, 30’una yaklaşan bir oyuncudan yüksek performans bekliyor. Eğer daha genç ve dinamik bir alternatif ortaya çıkarsa, Pulisic derinlik sıralamasında gerileyebilir. Sassuolo karşısında Amorim, Pulisic’i kenara alarak genç oyuncu Alpha Cissè’yi sahaya sürdü. Cissè, Milan’a bu yaz Hellas Verona’dan transfer oldu ve 19 yaşında, Pulisic’in sakatlığından sonra dikkat çekici bir performans sergiledi.
Pulisic’in durumu, uluslararası arenada da benzer bir değişim yaşıyor. Pochettino, Pulisic’in yerini genç oyunculara bırakırken, yeni nesil oyuncuların uluslararası arenada kendilerini göstermesine olanak tanıdı. Pulisic, 2025 yılından bu yana sadece bir gol atabildi ve Dünya Kupası’ndaki performansı, Pochettino’nun gözünde güvenilirliğini sorgulattı.
Pulisic’in kariyerinin sonunu yazmak için henüz çok erken. Hala önemli mesafeler kat edebiliyor ve daha etkili dokunuşlarıyla tehditler oluşturabiliyor. Ancak, sık sık en iyi eylem yolunu seçmekte zorlandığı görülüyor. Milan ve ABD için artık bir merkez oyuncusu olmaktan uzaklaşsa da, bu yeni durumun onun kariyerine nasıl etki edeceği merak konusu.
Kaynak: The Guardian Football





