
Modern işlemcilerle birlikte CPU overclocking uygulaması popülaritesini kaybetti. Peki, bu değişimin arkasında ne yatıyor?
2000’lerin başları ve 2010’ların çoğunda bilgisayar tutkunları için oldukça popüler olan CPU overclocking, günümüzde eski cazibesini yitirmiş durumda. Overclocking, bir işlemcinin saat hızını üretici tarafından belirtilen değerlerin üzerine çıkarmayı ifade ediyor. Bu sayede, işlemciden daha fazla performans alınabiliyor ve bazen daha yüksek performanslı işlemcilerle eşdeğer hale getirilebiliyor.
Ancak son yıllarda, modern işlemcilerle birlikte bu uygulama popülaritesini kaybetti. Artık overclocking ile ilgili kaynaklar ve rehberler bulmak oldukça zor. Eski zamanlardaki gibi geniş bir donanım modifikasyon topluluğu da mevcut değil. Peki, CPU overclocking neden bu kadar gözden düştü?
CPU overclocking uygulamasındaki değişiklikler
CPU overclocking tamamen ortadan kalkmamış olsa da, geleneksel yöntemler yerini daha otomatik ve kullanıcı dostu bir yaklaşıma bıraktı. Modern işlemciler ve anakartlar, iş yükü arttığında saat hızlarını otomatik olarak artıran özellikler sunuyor. Geçmişte, işlemciler daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek yalnızca iki fabrika çıkış saat hızı değerine bağlı kalıyordu: temel ve maksimum artırma frekansı. Günümüzde ise bu değerler artık kesin bir kural değil.
Pek çok anakartın BIOS menüsünde, saat hızlarını fabrika ayarlarının üzerine çıkaran ‘Multi-Core Enhancement’ veya ‘Enhanced Turbo’ olarak adlandırılan bir ayar bulunuyor. Bu özellik manuel olarak etkinleştirilmeli. Önceden, kullanıcıların işlemci çekirdek frekansı çarpanını manuel olarak değiştirmesi ve stabil bir ayar bulması gerekiyordu. Ancak bu yeni özellik, overclocking işlemini oldukça kolaylaştırıyor.
Ayrıca, birçok AMD Ryzen işlemci ‘Precision Boost Overdrive’ (PBO) adı verilen bir özellik sunuyor. Geleneksel overclocking yöntemlerinden farklı olarak, PBO bir algoritma kullanarak işlemcinin güç ve akım limitlerini, yeterli ısıl alan tespit ettiğinde otomatik olarak artırıyor. Bu sayede, işlemci daha fazla çekirdek üzerinde daha yüksek frekansları sürdürebiliyor. PBO2 ise, Ryzen Master aracında ayarlanabilir bir ‘Curve Optimizer’ sunarak kullanıcının işlemcinin voltaj ve frekans eğrisini manuel olarak ince ayar yapmasına olanak tanıyor.
CPU overclocking güvenli mi?
CPU overclocking uygulaması hala güvenli olsa da, bu pratiğin popülaritesi azalmış durumda. Günümüzde overclocking ile elde edilecek performans artışı beklenildiği kadar yüksek olmayabilir. Ayrıca, bu işlem enerji tüketimi ve soğutma açısından maliyetli olabilir. Örneğin, işlemci ile birlikte gelen hava soğutucusu, yüksek sıcaklıkları yönetmek için yeterli kapasiteye sahip olmayabilir. Hatta PBO gibi birinci taraf özellikler bile daha iyi bir soğutma sistemi gerektirebilir.
Örneğin, AMD Wraith Stealth soğutucusu, Ryzen 7600 işlemcimi soğutmak için yeterli olsa da, yük altında işlemci sıcaklıkları 85-90 derece Celsius civarında seyrediyor ve fabrika frekanslarının üzerine çıkmak için yeterli ısıl alan yoktu. Ancak, en üst düzey hava veya sıvı soğutma sistemine sahip olmanıza gerek yok. Peerless Assassin 120 gibi popüler bir kule tipi soğutucu, 50 dolardan daha düşük bir fiyata satılmakta ve çoğu standart soğutucudan çok daha iyi performans sergilemektedir.
AMD platformlarında, PBO2 varsayılan olarak etkin değildir, bu nedenle işlemcinizi hemen biraz çaba ile overclock etme şansınız yüksektir. Ancak doğru voltaj ve frekans ayarlarını bulmak için biraz çaba harcamanız gerekecek. Genel olarak, bazı işlemciler, farklı silikon kalitesi ve üretim hassasiyeti nedeniyle diğerlerinden daha iyi performans gösterir. Bu duruma ‘binning’ denir. Intel’in bu özellik için tam bir karşılığı olmasa da, modern işlemcileri de sıcaklık fazlasından yararlanarak otomatik olarak performans artırabilir. Yani manuel overclocking artık popüler olmasa da, daha yüksek kaliteli anakartlar satın almanın hala avantajları var. Unutmayın, BIOS’ta çoklu çekirdek artırımı ve PBO’yu etkinleştirmeyi ihmal etmeyin.
Kaynak: Engadget






