
ASEAN, gümrük birliği hedefini yeniden gündeme getirerek ekonomik entegrasyonunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
ASEAN, dünya genelinde artan ticaret rekabeti ve gümrük tarifelerinin yeniden pazarlık unsuru haline gelmesiyle birlikte, gümrük birliği hedefini yeniden gündeme getiriyor. Üye ülkeler arasındaki tarife farklılıkları, ASEAN’ın en büyük zayıflıklarından biri olarak öne çıkıyor. 40 yıl önce reddedilen Ortak Dış Tarife (CET) önerisi, ASEAN’ın sadece bir ‘montaj merkezi’ olmanın ötesine geçip, daha yüksek katma değerli bir ekonomik bölge olma yolunda ilerleyip ilerleyemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor.
ASEAN Gümrük Birliği Önerisi
ASEAN’ın ekonomik entegrasyonu, 1992 yılında kabul edilen ASEAN Serbest Ticaret Alanı (AFTA) ile şekillendi. Bu anlaşma, 1993’te yürürlüğe giren Ortak Etkili Tercihli Tarife (CEPT) programı aracılığıyla, bölge içindeki ticaretteki tarifeleri düşürdü. Ancak bir CET, üye ülkelerin dışarıdan gelen ithalatlara ortak bir dış tarife uygulamasını gerektiriyor. Bu durum, ASEAN’ı serbest ticaret alanının ötesine taşıyarak gümrük birliğine yönlendirebilir. CET, yeni bir kavram değil; 1986 yılında Filipinler, ASEAN Ekonomik Bakanları Toplantısı’nda bir gümrük birliği önerisi sunmuştu. Ancak bu öneri, üye ülkeler arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle hayata geçemedi.
AFTA’nın Başarıları ve Kalan Sınırlar
AFTA, ASEAN’ın esnek entegrasyon modelini destekleyerek, çoğu iç bölgesel tarifeyi ortadan kaldırdı. Ancak, birçok üye ülke hala montaj işlemleriyle sınırlı kalıyor ve anahtar bileşenler için dış tedarikçilere bağımlı durumda. Bu durum, ASEAN içinde tutulan katma değerin, ihracat değerleri ile orantılı olarak artmamasına neden oluyor. Tam işlevsel bir gümrük birliği altında, dışarıdan gelen mallar, ortak dış tarife ödendikten sonra ASEAN içinde serbestçe dolaşabilmelidir. Ancak, ulusal tarife sınırlarının ve menşei kurallarının ortadan kaldırılması, firmaların en uygun parçaları ve malzemeleri ASEAN genelinde temin etmesini kolaylaştıracaktır.
Ancak, ASEAN’ın esnekliği artık bir zayıflık haline gelmeye başladı. Üye ülkeler, büyük güçlerle ayrı ayrı müzakereler yaparken farklı koşulları kabul etme riskiyle karşı karşıya. Eğer bu durum devam ederse, şirketler ASEAN’ı tek bir üretim merkezi olarak değerlendirmekte zorlanabilir. Daha da önemlisi, üye ülkeler kritik ticaret konularında ayrı ayrı pazarlık yapmaya devam ederse, sadece bölgesel tedarik zincirleri değil, aynı zamanda ASEAN’ın merkezi rolü de zayıflayabilir.
Sanayi Yükselişi İçin CET
ASEAN Geoeconomics Raporu 2025, ASEAN’ın CET’yi benimsemesini ve uyumlu bir bölgesel sanayi politikası ile birleştirmesini önerdi. Ancak, yalnızca ortak bir tarife, sanayi yükselişi sağlamayacaktır; bu, üye ülkelerin tamamlayıcı güçlerini birleştiren ve teknoloji benimseme, beceri geliştirme, Ar-Ge ve bölgesel kaynak kullanımını teşvik eden politikalarla desteklenmelidir. Bu şekilde ASEAN, daha fazla katma değer elde edebilir ve bölgede daha fazla nitelikli iş imkanı yaratabilir. CET, bu yükseliş için bir pazar temeli oluşturabilir, ancak tek başına yeterli değildir.
Bu vizyonu gerçekleştirmek kolay olmayacak. ASEAN, gümrük gelirlerinin yönetimi, ticaret önlemleri ve üçüncü ülkelerle müzakere yetkisi gibi konularda uzlaşmak zorunda kalacak. Ayrıca, üye ülkelerin ayrı ayrı imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarını da uyumlu hale getirmeleri gerekecek. Mevcut anlaşmaların ya ASEAN genelinde ticaret anlaşmalarına dönüştürülmesi ya da tercihli tarife oranlarının ve menşei kurallarının ticaret ortakları ve ürün kategorileri arasında uyumlu hale getirilmesi gerekecek. Eğer ulusal tarife farklılıkları devam ederse, ASEAN içinde menşei kontrolleri ve tarife farklarının toplanması gerekecek. Bu durum, tam anlamıyla bir gümrük birliği oluşturulmasını engelleyebilir.
Ancak ASEAN, bu fikri bir kez daha göz ardı etmemelidir.
Kaynak: The Diplomat




