
ABD tahvil piyasasında yaşanan satış dalgası, 10 ve 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirilerini 24 yılın en yüksek seviyesine taşıdı.
ABD tahvil piyasasında son günlerde yaşanan yoğun satışlar, 10 ve 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirilerini 2002 yılından bu yana en yüksek seviyelere çıkardı. Uzun vadeli faiz oranlarındaki bu artış, ABD’de enflasyonun beklenenden daha ılımlı bir şekilde açıklandığı gün bile devam etti. Dolar endeksi ise 101,66 seviyesine çıkarak 25 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Uzun Vadeli Tahvil Getirileri Yükseliyor
Ekim ayının ilk işlem gününde de ABD Hazine tahvillerinde satış baskısı sürmeye devam etti. 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,31 seviyesini aşarak son 24 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 30 yıllık tahvilin getirisi de yüzde 5,65’in üzerine çıkarak Haziran 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Tahvil fiyatları ile getirileri ters yönde hareket ettiği için, getirilerdeki bu artış uzun vadeli tahvillerde güçlü bir satış baskısına işaret ediyor.
Enflasyon ve Enerji Fiyatları Üzerindeki Etkiler
Uzun vadeli tahvil getirilerindeki artışın dikkat çekici bir yönü, bunun sadece Federal Rezerv’in (Fed) kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin beklentilerden kaynaklanmaması. ABD’de açıklanan ağustos ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE), aylık bazda yüzde 0,3 artış gösterdi. Temmuz ayına ait verinin aşağı yönlü revize edilmesi, Fed’in ekim ayında faiz artırma beklentilerini zayıflattı. Ancak buna rağmen uzun vadeli tahvil getirileri yükselmeye devam ediyor. Bu durum, piyasada daha uzun vadeli risklerin öne çıktığını gösteriyor. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki artış, enflasyon riskini artırarak tahvil piyasasındaki satışları etkiliyor. Orta Doğu’daki çatışmalar ve petrol arzı konusundaki belirsizlikler, enerji fiyatlarının küresel enflasyon üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri artırıyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş, tahvil piyasasındaki satış baskısını bir miktar hafifletse de, getiriler hala son 24 yılın zirvelerine yakın seyrediyor. ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, dolar üzerinde de olumlu bir etki yaratıyor. Dolar endeksi, 101,66 seviyesine çıkarak 25 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Euro/dolar paritesi ise 1,13 seviyesinin altına gerileyerek euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesine neden oldu.
ABD Ekonomisi ve Küresel Etkiler
ABD ekonomisine dair olumlu veriler, tahvil getirilerindeki yükselişi destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. İkinci çeyrek büyümesi, daha önce açıklanan yüzde 1,5’ten yüzde 2,2’ye revize edildi. Eylül ayında özel sektör istihdamı da 90 bin kişi artarak, 70 bin kişilik beklentiyi aştı. Bu veriler, yüksek faiz oranlarına rağmen ABD ekonomisinin dirençli kaldığını gösteriyor. Ayrıca yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarındaki artış, ekonomik büyümeyi destekleyerek uzun vadeli faiz görünümünü etkiliyor.
Küresel tahvil piyasasında da benzer bir satış dalgası gözlemleniyor. Eylül ayında yüksek enflasyon, artan enerji maliyetleri ve yüksek kamu borcu gibi faktörlerin etkisiyle küresel tahvillerde sert satışlar yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvili, küresel finans piyasalarında temel borçlanma göstergelerinden biri olduğu için, burada yaşanan yükseliş, hisse senetleri ve gelişen ülke varlıkları gibi birçok piyasada finansal koşulların sıkılaşmasına neden oluyor. Piyasaların bir sonraki odak noktası ise ABD’nin eylül ayı istihdam verileri olacak.
Kaynak: Habertürk Ekonomi




