
Trump yönetimi, 175 milyon dolardan fazla insan hakları fonunu sağcı gruplara yönlendirmeye çalışıyor. Bu durum, uluslararası ilişkilerde tartışmalara yol açabilir.
Trump yönetimi, insan hakları fonunu sağcı gruplara yönlendirmek için 175 milyon dolardan fazla bir bütçe ayırma çabasında. Bu durum, dünya genelinde sağcı ve muhafazakar nedenleri destekleyecek projeleri içeriyor ve ABD’nin müttefikleri arasında tartışmalara neden olabilir.
İnsan Hakları Fonu ve Sağcı Projeler
Yapılan açıklamalara göre, Trump yönetimi, 40 milyon dolarlık bir anti-komünizm fonu da dahil olmak üzere, toplamda 176.9 milyon dolarlık 43 ödül dağıtmayı planlıyor. Bu ödüller arasında Güney Afrika’daki beyaz Afrikaner haklarını savunan bir grup ile Brezilya’nın yüksek mahkemesine karşı bir kampanya da yer alıyor. Ayrıca, Avrupa’daki ideolojik müttefikleri destekleyen programlar da bulunuyor. Bu durum, ABD’nin insan hakları ve demokrasi fonu (HRDF) için ayrılan toplam 205 milyon dolarlık bütçenin büyük bir kısmını kapsıyor.
Eleştiriler ve Tepkiler
Eleştirmenler, Trump yönetiminin bu projeleri desteklemesinin, ABD’nin müttefikleri üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini belirtiyor. Senatör Jeanne Shaheen, bu durumun, insan hakları savunucularını desteklemek ve demokrasiye katkıda bulunmak amacıyla ayrılan fonların yanlış kullanılacağı anlamına geldiğini ifade etti. Ayrıca, bu ödüllerin, far-right (aşırı sağ) organizasyonları ve programlarını desteklemek için verileceğini belirtti. Bu durum, ABD’nin değerleri ve demokratik ortaklarıyla olan ilişkilerini zayıflatabilir.
En büyük ödül olan 40 milyon dolarlık fon, geçmişte daha küçük miktarlarda desteklenmiş olan anti-komünist bir sivil toplum kuruluşuna yönlendirildi. Bu kuruluş, geçmişte yalnızca 96,997 dolar değerinde sözleşmeler almıştı. Ayrıca, yeni fonları denetleyen Samuel Samson’un, bu kuruluşla bağlantılı olduğu bildirildi. Samson, ABD ve Avrupa’nın ortak bir medeniyet mücadelesinde yer aldığını belirtmişti.
Devlet Dairesi, bireysel ödüller hakkında yorum yapmadı, ancak programların hala ‘aktif değerlendirme’ aşamasında olduğunu ve ödül alanların federal hibe standartlarına uygun olacağını belirtti. Ayrıca, tüm programların ‘standart ve titiz bir denetim sürecine’ tabi olacağı ifade edildi. Bu süreçlerin, Avrupa’daki müttefiklerin haklarını ve ilkelerini savunma amacını taşıdığı vurgulandı.
Kaynak: The Guardian




