İngiltere, İspanya’yı mı Takip Etmeli Yoksa Premier Lig’in ‘Kaosunu’ Mu Benimsemeli?

İngiltere, İspanya'nın oyun stilini mi benimsemeli yoksa Premier Lig'in kaosuna mı yönelmeli? Futbol kimliği sorgulanıyor.

İngiltere, İspanya'yı mı Takip Etmeli Yoksa Premier Lig'in 'Kaosunu' Mu Benimsemeli?

İngiltere, UEFA Uluslar Ligi’ne başlarken futbol kimliğini sorguluyor. Thomas Tuchel’in liderliğinde, takımın geleceği belirsizliğini koruyor.

İngiltere, UEFA Uluslar Ligi’ne yeni bir başlangıç yaparken, futbol kimliğini sorgulama aşamasında. Thomas Tuchel, takımın en büyük sorusu olan ‘Nasıl kazanılır?’ sorusuna yanıt aramak için göreve getirildi. 2028 UEFA Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak olan İngiltere, yaz aylarında düzenlenen FIFA Dünya Kupası’nda 60 yıl aradan sonra en iyi derecesini elde etti ve bronz madalya kazandı. Ancak, bu başarı, yarı finalde Arjantin’e karşı yaşanan 2-1’lik yenilginin gölgesinde kaldı.

İngiltere Futbolunun Dönüm Noktası

İngiltere, Arjantin karşısında 1-0 öne geçtiği maçta, son dakikada Lautaro Martínez’in attığı golle elenerek büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Takımın kanat oyuncusu Anthony Gordon, bu yenilginin etkisinin uzun süre geçmeyeceğini belirtti. Takım kaptanı Harry Kane ise, yaşadığı kayıpların her birinin farklı bir acı verdiğini ve bu yenilginin diğerlerinden daha fazla yaraladığını ifade etti. Kane, ‘Bu, bizim istediğimiz takım değildi. Kendi inançlarımıza karşı oynadığımızda kaybetmek, kaybetmenin 10 kat daha kötü hissettirdiği bir durum’ dedi.

İngiltere’nin Futbol Kimliği Sorunu

İngiltere’nin yıllardır daha sofistike bir oyun tarzı hedeflediği biliniyor. 2014 yılında, İngiltere Futbol Federasyonu, ‘İngiltere DNA’sı’ felsefesini tanıttı. Bu belgeye göre, İngiltere takımları, topa sahip olmayı akıllıca hedeflemeli ve rakiplerine karşı etkili bir şekilde ilerlemelidir. Ancak, Arjantin karşısındaki çöküş, bu felsefeye aykırı bir durum sergiledi. Maç boyunca İngiltere, topa sahip olma oranını sadece %12’de tutarak, son 60 yılın en az şutunu attı.

Bu durum, İngiltere’nin büyük sahnede baskı altında kalınca eski alışkanlıklarına döndüğünü gösteriyor. Gareth Southgate, 12 yıl önce ‘İngiltere DNA’sını’ tanıtan ekibin bir parçasıydı ve dört turnuvada önemli ilerlemeler kaydetti. Ancak, 2018 Dünya Kupası yarı finalinde Hırvatistan’a karşı yaşanan mağlubiyet ve 2020 Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’ya karşı kaybedilen penaltılar, İngiltere’nin kimliğini sorgulamasına neden oldu.

Son olarak, İngiltere’nin İspanya karşısında yaşadığı final kaybı, takımın kontrolü elinde tutma konusunda yaşadığı sıkıntıları gözler önüne serdi. Kyle Walker’ın derin bir atışla topu geri göndermesi, İngiltere’nin maçı kazanma şansını kaybetmesine neden oldu. Tuchel, Arjantin yenilgisinin ardından, ‘Topa sahip olmak, İspanyol veya Arjantin DNA’sı gibi bizim DNA’mızda belki de yok’ diyerek, bu sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: ESPN Soccer

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 967

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir