200 Litrelik Altın: Karanlık, Eğlenceli ve Daha Büyük Bir Devam Hikayesi

200 Litrelik Altın, '100 Litres of Gold' devam filmi olarak karşımıza çıkıyor. Karanlık, eğlenceli ve daha büyük bir hikaye sunuyor.

200 Litrelik Altın: Karanlık, Eğlenceli ve Daha Büyük Bir Devam Hikayesi

Finlandiya’nın popüler filmi ‘100 Litres of Gold’ devam filmi ‘200 Litres of Gold’ ile sinemalara geri dönüyor.

Finlandiya’nın geçen yıl Oscar‘a aday gösterilen ve büyük ilgi gören filmi ‘100 Litres of Gold’, devam filmi ‘200 Litres of Gold’ ile sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Bu yeni film, sahti (Fin bira türü) yapımına odaklanan hikayeyi sürdürüyor.

200 Litrelik Altın: Devam Filmi Hakkında

Yönetmen Teemu Nikki, ilk filmde kız kardeşlerin, bir düğün için sahti yaptığını hatırlatıyor. Devam filminde ise bu sefer, Finlandiya Sahti Şampiyonası için sahti hazırlıyorlar. Şampiyonayı kazanmak için birbirleriyle ve diğer sahti üreticileriyle, ayrıca babalarıyla başa çıkmaları gerekiyor. Ancak işler pek de yolunda gitmiyor ve bu durum, fiziksel ve zihinsel hasarlara yol açıyor.

Filmin komedi unsurları, kız kardeşlerin ve babalarının ilişkilerinin karmaşıklığından kaynaklanıyor. Nikki, bu ilişkilerin ilk filmden daha da karmaşık hale geldiğini belirtiyor. Ayrıca, yeni bir rakip de ortaya çıkıyor: Başka bir köyden gelen sahti üreticileri. Bu iki kadın, kız kardeşler kadar çılgın ve aralarında bolca atışma ve bilek güreşi geçiyor.

Karakterler ve İlişkiler

Elina Knihtilä ve Pijo Lonka, Pirkko ve Taina karakterleriyle geri dönüyor. Lonka, bu karakterlerin hayatın zorluklarıyla başa çıkma yeteneklerinin hikayenin ana temasını oluşturduğunu vurguluyor. ‘Karakterleri sevmek için bir yol bulmalısınız. Bu kadınlar, insan gibi; tek boyutlu değiller, kırılgan, kusurlu ve bazen çocukça davranıyorlar. Ancak tüm bu kusurlarıyla onlara yakınlaşabiliyorsunuz’ diyor.

Lonka, böyle bir rolün kendisi için liberasyon olduğunu ifade ediyor. ‘Kadınlar için bu sık yaşanan bir durum değil. Duyguların geniş bir yelpazesini sergilemek harika bir şey’ şeklinde konuşuyor.

‘100 Litres of Gold’, uluslararası alanda da dikkat çekmeyi başardı. Dennis Lehane, filmin ABD uyarlaması üzerinde çalışıyor. Yönetmen Nikki ve yapımcı Jani Pösö, ‘It’s Alive Films’ adlı prodüksiyon şirketleriyle daha önce ‘Titanic’i Görmek İstemeyen Kör Adam’ gibi ödüllü projelere imza attılar.

Ancak, ‘100 Litres of Gold’ kadar büyük bir gişe başarısı elde eden başka bir film yok. Pösö, bu başarıyı ‘Bir duvara çarpıp sonunda yıkılana kadar devam ettik’ şeklinde esprili bir dille anlatıyor. ‘Her şeyin uyum içinde çalıştığını düşünüyorum. Elina, ilk kısa filmimizden beri bizimle ve her rolde harika bir performans sergiledi’ diyor.

Devam Filmi ve Gelecek Planları

Yapımcılar, bu beklenmedik franchise’ın büyümesinden memnun. Pösö, ‘Biz devam filmi yapma taraftarı değiliz. Ancak Teemu, bunu ‘Baba’ (The Godfather) gibi düşünüyor. İkinci film, birincisinden daha iyi olacak’ şeklinde şaka yapıyor. ‘Film, biraz daha karanlık, biraz daha komik ve biraz daha büyük. Bir kız kardeşin durumu pek iyi değil; karaciğeri neredeyse patlamış durumda. Her filmimizde olduğu gibi, sonlarda işler ciddileşiyor ama yine de eğlenceli. Aynı zamanda tamamen bağımsız, bu yüzden ilk filmi izlemeyenler de ikinciyi izleyebilir. Ancak ikinci film, birinciyi izleme isteği uyandıracak’ diyor.

Franchise’ların bir noktada sona ermesi gerektiğini kabul eden Pösö, üçüncü bir filmin de mümkün olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Variety

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 871

2 Yorumlar

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir