Gen Z, Ebeveynlerinden Daha Zayıf Zeka Skorlarına Sahip

Gen Z, ebeveynlerinden daha düşük zeka skorlarıyla dikkat çekiyor. Öğrenme yöntemleri ve teknoloji etkisi üzerine yapılan araştırmalar, endişe verici sonuçlar ortaya koyuyor.

Gen Z, Ebeveynlerinden Daha Zayıf Zeka Skorlarına Sahip

Gen Z, akademik testlerde ebeveynlerinden daha düşük puanlar alarak tarihe geçti. Bu durum, öğrenme yöntemlerinin etkisini sorgulatıyor.

Yeni nesil Gen Z, akademik başarılarıyla ilgili kaygı verici bir duruma işaret ediyor. Sonuçlar, bu neslin ebeveynlerinden daha düşük zeka skorlarına sahip olduğunu gösteriyor. Bu durum, eğitim sisteminin ve teknoloji kullanımının etkilerini sorgulatıyor.

Gen Z’nin Akademik Performansı

Neuroscientist Jared Cooney Horvath’ın araştırmalarına göre, Gen Z, modern tarihte önceki nesillerden daha düşük standart akademik test puanları alan ilk nesil oldu. Bu düşüş, dikkat, hafıza, okuryazarlık, sayısal beceriler ve genel IQ gibi birçok alanda kendini gösteriyor. Horvath, New York Post’a yaptığı açıklamada, ‘Tüm göstergeler birdenbire kırmızı yanıyor’ ifadesini kullandı.

Teknolojinin Etkisi

Okulların teknolojiye ağırlık vermesi, bu düşüşte önemli bir rol oynadı. Eğitim yazılımları, ders kitaplarının yerini alırken, öğrenciler ders sonrası telefon, tablet ve dizüstü bilgisayarlarla sosyal medya ve kısa içerikler arasında gidip geliyor. Horvath, bu durumun öğrencilerin yalnızca yüzeysel okumaya yönlendirdiğini belirtiyor. Yüzeysel okumak verimli gibi görünse de derinlemesine öğrenmeyi engelliyor.

Horvath, ‘Ben teknoloji karşıtı değilim, ama derinliğin yanındayım’ diyor. Ona göre derinlik, metinlerin tamamını okumak, kafa karışıklığıyla başa çıkmak ve hemen ödül vermeyen materyallerle zaman geçirmekle sağlanıyor. Bu tür zorluklar ortadan kalktığında, bilişsel beceriler zayıflıyor. Beyin, bulunduğu çevreye adapte oluyor ve bu çevre hızın ön planda olduğu bir ortam sunuyor.

Bu düşüş, yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, dünya genelinde de gözlemleniyor. Horvath, dijital teknolojinin eğitimde yaygınlaşmasının ardından 80’den fazla ülkede akademik performansın düştüğünü belirtti. Bu durum, öğrenme ortamlarının bilişsel gelişim üzerindeki etkisini sorgulatıyor.

Horvath, gençlerin düşük performanslarına rağmen kendilerine olan güvenlerinin yüksek olduğunu da vurguladı. Ancak bu güven, düzeltme olmadan gelişimi durduruyor. Horvath, ‘Üzgünüm ama gerçek şu ki, çocuklarımız bizim yaşımızdayken daha az bilişsel kapasiteye sahip’ dedi. Çözüm önerisi ise, okullarda ekran kullanımını azaltmak ve derin öğrenmeyi yeniden tesis etmek üzerine odaklanıyor.

Kaynak: Hacker News (trend)

29.Peron
29.Peron

Reklamcılık mezunuyum. Bir dönem reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştım; markalara hikâyeler yazdım, sonra o hikâyelerin içine sıkışan emeği fark edip akademiye sığındım. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yapıyorum. Çalışma alanım; kreatif endüstri işçilerinin güvencesizliği.

Sosyolojiyle aramda inişli çıkışlı bir aşk var. Hatta bu ilişkinin bana verdiği ilhamla kaleme aldığım Egemen Aşk İdeolojisi Üzerine adlı bir deneme kitabı yazdım — ne diyelim, herkesin bir yarası var.

Uzun lafın kısası: “Bu çocuk bir şeylerle uğraşıyor” desinler, yeter.
“Ne iş yapıyorsun?” sorusuna hâlâ net bir cevabım yok; ama “neyle dertleniyorsun?” denirse, oturur konuşuruz.

Yazılar: 1904

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir