
Otomotiv gazetecisi Emre Özpeynirci, Türkiye’nin otomotiv sektörünü bekleyen iki kritik kararı değerlendirdi. Bu kararlar sektörde büyük değişimlere yol açabilir.
Türkiye otomotiv sektörü, zorlu bir dönemden geçiyor. İç pazardaki daralma, artan maliyetler ve üretim kayıpları, sektörde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Otomotiv gazetecisi Emre Özpeynirci, bu durumun gelecekte sektörü nasıl etkileyeceğine dair iki kritik kararı öne çıkardı. Bu kararlar, elektrikli araç ithalatını zorlaştıran düzenlemenin kaldırılması ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin ‘Made in Europe’ kapsamına alınıp alınmayacağı ile ilgili.
Otomotiv sektöründe daralma ve satışlardaki düşüş
Özpeynirci, Türkiye otomotiv pazarında temmuz ayından itibaren yaşanan daralmanın hızlandığını belirtti. Satışlardaki düşüş, yüzde 25’i aşarak sektörde ciddi bir etki yarattı. Eylül ayında gerçekleşen yaklaşık 83 bin adetlik satış, sektörün beklentilerinin altında kaldı. Yılın ikinci yarısındaki satış performansı, 2022 seviyelerine gerileyerek pazarın geleceği hakkında endişeleri artırdı.
Özpeynirci, otomotiv markalarının stok ve finansman yönetiminin zorlaştığını, muafiyetli araç satışları ve elektrikli araçlara yönelik talebe rağmen birçok markanın stoklarının arttığını ifade etti. Yüksek faiz oranları nedeniyle araç stoklarının finansman maliyetinin yükselmesi, distribütörler ve bayiler üzerinde baskı oluşturuyor.
Yıl sonu satış beklentileri ve 1 milyon sınırı
Otomotiv pazarındaki daralma, yıl sonu satış beklentilerini de olumsuz etkiledi. Özpeynirci, yıl sonu toplam satışlarının 1,2 milyon adet olarak öngörülürken, bu tahminin 1 milyon 100 bin ile 1 milyon 150 bin adet aralığına gerilediğini aktardı. Ayrıca, otomotiv sektöründeki risklerin yalnızca mevcut yıl ile sınırlı kalmayabileceği, önümüzdeki dönemlerde daha ciddi bir daralma yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusuna rağmen otomotiv pazarının yeniden 1 milyon adetlik sınırın altına düşme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Özpeynirci, sektör temsilcilerinin 880 bin ile 900 bin adetlik pazar senaryolarını tartışmaya başladığını ifade etti.
İki kritik karar: Elektrikli araç ithalatı ve Made in Europe
Özpeynirci’nin dikkat çektiği ilk önemli karar, elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç ithalatını zorlaştıran düzenlemenin geleceği oldu. Mevcut düzenleme, ithalatçı firmalardan 20 servis noktası oluşturmasını talep ediyor. Bu durum, özellikle Çin, Japonya ve ABD menşeli bazı modellerin Türkiye pazarına girişini engelliyor.
Özpeynirci, Türkiye ile Çin arasında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde gündeme gelen hukuki süreçler ve olası tazminat yükümlülükleri nedeniyle bu düzenlemenin kaldırılmasının değerlendirildiğini aktardı. Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün de düzenlemenin 1 ila 1,5 ay içinde kaldırılabileceği yönünde beklentilerini dile getirdi.
Düzenlemenin kaldırılması, Türkiye’deki elektrikli araç seçeneklerini genişletebilir. BYD, Tesla, Toyota, Subaru, Honda ve Suzuki gibi markaların bazı elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modellerinin Türkiye pazarında yer alması mümkün hale gelebilir.
Kaynak: Ekonomim






[…] Türk tekstil sektörü, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 7,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri’nden alınan verilere göre, tekstil üreticileri bu süreçte 201 ülke ve serbest bölgeye toplamda 1 milyon 843 bin 160 ton ürün gönderdi. Bu rakamlar, sektörün uluslararası pazardaki etkinliğini ve büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. […]
[…] Türk hisse senedi endekslerinde belirli değişiklikleri geçici olarak dondurma kararı aldığını […]